,

Klitoroplasti nedir , Klitoris Estetiği – Klitoral hudoplasti – Clitoral hood reduction

Klitorisi örten deri katlantıların ‘’soyularak’’ klitorisin başının belirginleştirilmesi ve estetik görünümünün iyileştirilmesi ameliyatı. Klitoroplasti çoğu zaman diğer estetik uygulamaları ile birlikte, özellikle labia minora plasti ile birlikte yapılır.

İyi estetik uygulamalarda hem fonksiyon bozukluğun giderilmesi hem de istenilen görünümün elde edilmesi amaçlandığından klitoroplasti yapılmadan uygulanan labioplasti ameliyatları çoğu zaman eksik kalır. Doku fazlalığı sadece küçük dudakçıklarda düzeltildiğinde klitoris üzerindeki deri daha da orantısız ve estetiği bozan bir görüntü oluşturabilir.

klitoroplasti nedir?

Doğru yapılmış klitoroplasti sonrası kesinlikle his kaybı veya uyarılma bozukluğu görünmez, aksine klitoris üzerindeki deri katmanların çıkarılması ile duyarlılığı artar.

Klitoris düzeltmeleri (hudoplasti) ve küçük dudakçık düzeltmeleri (labia minora plasti) cerrahi işlemlerde 2-3 hafta sonrası dikişler tamına yakın iyileşir, doku son görünümü ise 3-4 haftada alır.

Kötü yapılmış veya istenilen sonuç vermeyen labioplasti düzeltilebilir mi?

Labioplasti

Neden ihtiyaç duyuluyor?

Kötü sonuçlanabilir mi?

Düzeltme ameliyatı yapılabilir mi?

Labioplasti
Labioplasti, yani küçük veya büyük genital dudaklarının, şekil ve boyut düzeltilme ameliyatı, 2018 istatistiğine göre, dünyada en sık yapılan estetik müdahaleler içerisinde yer aldı. Labioplasti kişinin istediği görüntü değişikliğine ve doku özelliklerine ve bozulma derecelerine göre tek başına veya ‘kombine genital estetik’ prösedürü içinde, örneğin vajinoplasti ve perineoplasti ile birlikte yapılabilir.

Neden ihtiyaç duyuluyor
Küçük genital dudakların doğuştan normalden iri ve kişiyi görüntü olarak rahatsız edici şeklinde olması, sıkı giysiler veya bikini kullandığında dışarıdan fark edilecek şeklinde genital organ şekil bozukluğuna neden olması veya aşırı büyümelerinden dolayı çamaşıra sürtünme veya cinsel ilişki sırasında ağrı ve rahatsızlığa neden olması, sürtünmeden dolayı rengin koyulaşması ve dokunun kabalaşması, dokunun sürtünmeye maruz kaldığından dolayı sık enfeksiyon geçirmesi ameliyat için başvuru sebebi olabilir. Bunun dışında dudakçık boyutları arasında ciddi fark da kişinin istemediği ve düzeltilmesini arzuladığı bir yapı özelliği olup, ameliyat kararının almasına neden olabilir.

Büyük dudakçıklarda ise özellikle gebelik ile birlikte veya hayatın herhangi bir döneminde ciddi kilo alıp vermesinden sonra veya doğumlar sonrası vajinal giriş doku bozulması ile birlikte sarkmalar ve gevşemeler görülebilir ve bu da kişiyi ciddi rahatsız ederek estetik müdahaleye karar vermeye neden olabilir.

Kötü sonuçlanabilir mi
Labioplasti düşünen kişilerin ameliyata karar vermeleri kolay olmayabilir. Ameliyatın güvenilirliğinden ve kötü sonuçlar ile karşılaşıp pişman olabileceklerinden çekinebilirler.

Gerçekten de labioplasti kötü sonuçlanabilir mi? Elbette. İnternette labioplasti sonrası pişman olan birçok kadın örneği görebiliriz. Kliniğimize de yıllar önce veya yakın zamanda yapılan ve sonucu kötü olan labioplastinin düzeltilme isteği ile başvuran hastalar az değil.

Bu kötü sonuçlar

istenmeyen görüntü olarak
Ameliyat sonrası dudakların boyutlarının farklı olması
Renk farklılığının ve düzensizliğinin zamanla düzelmemesi
Çıkarılan dokuların çok fazla olması ile adeta dudakların yok olması
-labioplasti ile birlikte çoğu zaman yapılması gereken klitoris üzeri dokuların düzeltilmesi (klitoroplasti) yapılmadığından dolayı ortaya estetik olmayan, eskisinden de kötü bir görüntü ortaya çıkması şeklinde olabilir

İstenmeyen yan etkilerin gelişmesi veya yanlış tekniğin kullanılması sonucu

Enfeksiyon gelişmesi ve dokuların bozulması
Dudak dikiş alanlarının ayrılması veya kopması
Dudakçık kenarlarının düz olmayıp ‘dişli’ veya boşluklu görüntü ortaya çıkması
Doku yapışıklıkların ve ciddi şekil bozuklukların gelişmesi olabilir
Düzeltme ameliyatı yapılabilir mi

İstenmeyen görüntü sonuçlarından kaçınılması ve kanama, enfeksiyon gibi ciddi problem olasılığını en aza indirilmesi için

Doğru teşhis ile yapılacak işlemlerin saptanması
Düzeltme sonrası beklenen sonuçların, ameliyat öncesi hasta ile konuşulması
Doğru cerrahi tekniğin kullanılması
Doğru cerrahi enstrüman ve ip kullanılması gerekir
Elbette kötü yapılmış bir işi düzeltmek veya enfeksiyon, kanama gibi problemler ile savaşmak kapsamlı bir bilgi ister.

Konu ile ilgili özel eğitim görmüş, genital organların anatomi ve fonksiyonu ile yakından ilgilenen ve ciddi deneyimi olan cerrah ile istenmeyen sonuçlar ortadan kaldırılabilir veya mümkün olan en az seviyeye indirilebilir.

Labioplasti için karar vermek kolay olmayabilir. İnternette kötü sonuçları yaşayan ve deneyimleri paylaşan kadınların yazdıklarına bakalım

Eskisinden kötü oldu
Renk farkı oluştu, boyut farkı var
Dikişler iz bıraktı, dikişler ayrıldı
Dudakçıklar istediğim gibi olmadı
Labioplasti yapıldığında teknik kişisel seçilir. Kötü yapılan labioplasti ciddi biçimde görüntüyü daha da kötüleştirebilir, hatta fonksiyon bozukluğunu da arttırabilir.

Bu ay labioplasti hastalarımızdan birinin tam da böyle bir hikayesi vardı. Hastamıza 6 yıl önce labioplasti yapıldı. Ancak sonuçta küçük dudakçıklar tamama yakın, üst bölgede tamamı alındı. Bu defa klitoris üzerindeki dokular çok belirgin kaldı. Ameliyatta klitoroplasti de uygulanmaya çalışılmıştı, ancak hem yanlış hem de yetersiz kaldı. Klitoral dokular sürtünmeden dolayı adeta kist görünümünü oluşturdu. Elbette hasta mutsuzdu.

Düzeltilme ameliyatımız başarı ile yapıldı. Adeta baştan yaratılmış gibi bozuk görüntü gitti. En güzel sonuç da hastamın teşekkürüydü.

Himen denen kızlık zarının cerrahi olarak yeniden oluşturulması ameliyatı. Bu işlemde daha önce hasar gören kızlık zarı parçaları birleştirerek , bir sonraki cinsel ilişkide ‘’ kızlık zarının bozulması’’ kanamasının yaşanması sağlanabilir.. Etik açıdan tartışmalı bir ameliyat olan himenoplastiyi kadınların bir kısmı kültürel veya dini baskılar nedeni ile tercih ederek ‘’bakireliği’’ kanıtlamayı amaçlarken, bir kısmı ise ‘’gençleştirme’’, yaşadıkları ilişkiye ‘’ilk olma’’ özelliğini kazandırmak amacı ile tercih eder. Her ne sebeple olursa olsun, kadınların kendi bedenleri üzerinde söz hakkı olduğu unutulmamalıdır. Himenoplasti basit bir cerrahi işlemdir ve isteyenler bu ameliyat olarak bakireliği temsil eden ‘’kızlık zarı’’na yeniden kavuşabilir.

Kızlık zarı onarımları ( himenoplasti ) iyileşme süreçleri yapılan işlemin geçici veya kalıcı olmasına göre değişmektedir. Geçici onarımlar yüzeyel küçük müdahaleler olduğundan ömrü 5-7 gündür. Geçici onarımlarda sadece kızlık zarın parçalanmış olan kısımlar kabaca yan yana tutturulur ve alttaki doku desteklenmediğinden görüntü eskisi gibi olmaz. Kalıcı onarımlar ise vajenin giriş kısmını da daralttığı ve eski görünümünü kalıcı biçimde düzeltilen işlemler olduğundan iyileşme süreci vajinoplastiye benzer biçimde 4-6 haftaya uzar. İyileşme sonrası müdahale izleri görünmez olur. Himenoplasti kapsamına göre lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.

Vajinismus, bilinçaltı kaynaklı korkuların veya reddin dışavurumudur, kendiliğinden geçmez.

Genelde hastalıkları ‘’bedensel’’ ve ‘’psikolojik’’ kaynaklı olarak basitçe ikiye ayıran insanlar, psikolojik nedenlerle meydana gelen ve bilinçaltı kaynaklı olan, herhangi bir bedensel engeli olmadığı halde ortaya çıkan vajinismus durumunun kendiliğinden geçmesi gereken ‘’psikolojik’’ bir durum gibi algılar. Bu anlayışa göre, mademki bir bedensel engel yok ise, köken ‘’psikolojik’’ ise, kadının bu psikolojik durumu kendi başına çözmesi gerektiği düşünülebilir. Bazen kadının kendisi de bu düşünceye sahiptir. Vajinismus tanısı konulduğunda jinekolog tarafından ‘’bir bedensel engeliniz yoktur, organlarınız tamamen normal’’ dendiğinde, kadın bunu ‘’Sorun bende mi?’’ olarak algılayabilir, ‘’Bir şeyim yok, ama ben yapamıyorum’’ deyip üzülür. ‘’Kendimi zorlayacağım, ne olursa olsun bunu başaracağım’’ diyen kadın, aklı ve iradesi ile sebebini bilmediği bu kasılmaların ve korkunun üzerinden gelmeye çalışır. Başarısız olunca da kendini suçlar ve umutsuzluğa kapılır.

İnsan bilinçaltı kaynaklı ‘’psikolojik’’ problemleri kendisi çözemez. İnsan psikolojisi ciddi bir bilimdir.Tıp ve psikoloji alanlarında eğitimi olmayan, insan davranışı özellikleri ve cinsel davranış özellikleri hakkında eğitimi ve deneyimi olmayan insanların psikoloji kaynaklı sorunlarını çözmesi, bu sorunların üstesinden başarı ile gelmesi beklenemez.

Vajinismus kendiliğinden geçmez. Ancak alanında deneyimli cinsel terapist yardımı ile sorun kolayca çözülür.

HSG (RAHİM FİLMİ) nedir?

Kısaca HSG olarak isimlendirdiğimiz Histerosalpingografi tetkiki rahim ve tüpleri görüntülemek için kullanılan yöntemidir. Çocuk sahibi olmak isteyen ama çocuk sahibi olamayan (kısırlık, infertilite) ailede yaklaşık 1/3 ünde kadın, 1/3 ünde erkek, 1/3’ünde hem kadın hem de erkekte hastalık olabilir. Rahim filmi çekiliriken, kadında hastalık olup olmadığının araştırılması, rahim ve tüplerin görüntülenmesi gerekmektedir. Bu film sayesinde rahimde doğuştan şekil bozukluğu (doğumsal anomaliler), sonradan oluşan yapışıklıklar ve tüplerde yapışıklık, darlık, tıkanıklık, genişleme gibi hastalıkları teşhis edilmektedir.

Rahim filmi ile tüplerim açılır mı?

Rahim filmi (HSG) çekimi sırasında sıvı basıncı ile tüplerde hafif ve özellikle tüp uçlarında bulunan yapışıklıklar açılabilir. Yapışıklıkların açılması film sırasında da tüplerden geçen sıvının gecikerek, eş zamanlı olmadan geçmesinden de anlaşılabilir. Yapışıklıkların açılması durumunda çekim sonunda her iki tüpten sıvının karın boşluğunda geçişi izlenir ve tüpler açık olarak değerlendirilir. Hafif olan, tüplerin yapısını ve işlevselliğini bozmayan ve çekim sırasında açılan yapışıklar tekrar oluşmaz ise HSG sonrası gebelik kendiliğinden de, tedavi gerektirmeden oluşabilir.

Ağır ve tüplerin yapısını ve işlevini bozan yapışıklıkların açılması HSG ile mümkün olmaz.

Rahim ağzı kanseri kadınlarda görülen 3. En sık kanser türü ve halen özellikle gelişmekte olan ülkelerde kanser ölümlerin önemli kısmını oluşturur. Gelişmiş ülkelerde ise düzenli pap-smear taramaları, bu taramalara son yıllarda belirli yaş gruplarda eklenen HPV virüsü taramaları ile etkin erken tanı ve kanser öncesi bozuklukların tanı ve tedavileri ile ve rahim ağzı kanserinin en sık nedeni olan HPV virüsüne karşı aşılamanın sonucunda görülme oranları gittikçe düşmektedir.

Rahim ağzı kanserinin en sık bulgusu anormal pap-smear sonucudur.

En sık semptomları ise

-düzensiz vajinal kanama, ilişki sonrası kanama

-kötü kokulu akıntı

-kasık ve karın alt bölümünde ağrı ve rahatsızlık hissi

-idrar yapma sırasında rahatsızlık ve ağrı hissi

Rahim ağzı kanserinin oluşumundan HPV virüsü sorumlu tutulmaktadır. HPV virüsü cinsel temas ile bulaşır. HPV virüsünün 100’den fazla farklı tipi vardır, ve bunlar da, temel olarak 3 farklı rahatsızlık oluştururlar

-anogenital /mukozal HPV enfeksiyonu

-genital olmayan deri yüzeylerinde HPV enfeksiyonu

-epidermodisplaziverrucoformis denen genetik yatkınlığı olan ve yaygın deri lezyonları ile kendini gösteren HPV enfeksiyonu

Mukozal HPV enfeksiyonulatent(yani kendini belli etmeyen, semptomları olmayan) şeklinde, subklinik (sadece kolposkopi sırasında veya özel kimyasallar uygulandığında görünür hale gelen bozuklukları ile ortaya çıkan) veya klinik(gözle görülür bozukluklar şeklinde) olabilir

HPV enfeksiyonu çok yaygın görülür ve oldukça farklı şekillerde bozukluklara neden olur. En çok genital siğil görülür. Genital siğiller çoğu zaman tip 6 ve tip 11 kaynaklı olup kanser yapıcı ozelliği daha zayıf. Siğiller bulaştan 3 hafta- 8 ay süre sonrası ortaya çıkar, bazen hiç rahatsızlık vermezler, bazen ise şiddetli kaşıntı ve kanamalara neden olur.

HPV çoğu zaman iyi huylu olsa da, bazı tipleri oldukça tehlikelidir. Bunlar kalıcı enfeksiyon oluşturarak yavaş ilerleyen doku tahribatı ve sonuçta da kansere neden olur. HPV virüsü, servikal (yani rahim ağzı) kanseri dışında aynı zamanda vajen ve vulva kanserlerin çoğunun, ayrıca ağız ve yutak örtücü dokuların, bazı akciğer kanserlerinin ve anüs kanserlerinin ve erkeklerde penis kanserlerin çoğunun da etkenidir.

Özellikle tip 16 ve tip 18 yüksek oranda kanser yapıcı, yani onkojenik tiplerdir. Tip 16 ve 18 dışında tipler de farklı alanlarında kanser yapıcıdır.

HPV nin kanser yapma riski bağışıklık sistemi zayıf olduğu durumlarda, sigara içen kişilerde, folik asit yetersizliğinde, gebelikte, ultraviole ışınlara maruziyetteve cinsel partner sayısının artışı ile artar.

Cinsel aktif insanların %50’si virüs ile karşılaşır. Çoğu zaman bu karşılaşma cinsel hayatın daha aktif olduğu genç yaşlarda olur. Genital siğiller %1 oranında görülürken, HPV enfeksiyonu %10-20 görülür. Rahim ağzı kanseri ise %95 HPV ile birlikte olur.

HPV aşısı, özellikle rahim ağzı kanserinde etkili tiplere karşı geliştirilmiştir. Halihazırda bivalent –2 tip (tip 16ve 18), kuadrivalent-4 tip (6,11,16,18) ve 2014 te pyasayasunulan nanovalent-9 tip (6,11,16,18,31,33,45,52,58 ) aşı mevcuttur. Gelişmiş ülkelerde hem kız, hem de erkek çocuklarına önerilen ve çocukluk yaşı aşı takvimine alınan bu aşılar ile öneriler :

-Kızlarda 2-li, 4-lü veya 9-lu aşı 9-12 3 doz, daha önce aşılanmamış kadınlarda 26 yaşına kadar 3 doz yapılmalıdır.

-Erkekerde 11-12 yaş 4-lü veya 9-lu aşı 3 doz, daha önce aşılanmamış erkeklerde 21 yaşına kadar 3 doz yapılmalıdır, 26 yaşına kadar yapılabilir.

-Gebelik öncesi aşılanma önerilir, gebe kalınırsa, dozlar gebelik sonrası tamamlanır

-HIV veya diğer bağışıklığın zayıf olduğu durumlarda 26 yaşına kadar aşılanmalıdır

HPV aşısı, daha önce cinsel hayatı olmayan ve virüsle karşılaşmayan yaşta uygulandığında daha çok etkili olur.

Aşı kas içine 3 defa (0-2-6. Aylarda) uygulanır. Uygulama yerinde hafif ağrı ve kızarıklık olabilir. Aşi ile ilgili herhangi bir ciddi yan etkileri (hastalık, ölüm) saptanmadı.

Aşı siğil tedavisinde kullanılmıyor.

HPV, kalıcı bir enfeksiyon olarak deri tabakasında bulunduğundan, enfeksiyonu saptanan kişiler jinekoloğu düzenli aralıklarla ziyaret etmeliler. Takipte HPV nin deri dokularını tahribatı yapıp yapmadığı, kanser öncesi bozuklukları olup olmadığı gözlenir.

Siğil tedavisi uygulananlarda tekrar sıklıkla ilk 3-6 ay arasında olur. 6 ay sonra kontrole gelmesi önerilir.

Bana en çok sorulan sorularından biri – adet bozukluğu nedenleridir. Gençlerde adet bozukluğu, sıklıkla adetin normalden nadir olması veya hiç olmaması şeklindedir ve PolikistikOver Sendromu ile ilişkilidir

PolikistikOver Sendromu (PCOS)

-Yumurtlama (ovulasyon) bozukluğu / yumurtlamanın olmaması

-Androjen hormon yüksekliği / erkek tipi kıllanmada artış, akne, saç dökülmesi

-Ultrason ile saptanan yumurtalığın polikistik yapısı

(bu üç kriterden ikisinin olması tanıyı destekler)

PCOS sebebi halen net bilinmiyor; bir sebep yerine bir çok sebep hastalığa katkıda bulunuyor gibi görünmektedir. En bilinen nedenler genetik yatkınlık ve obezite ile birlikte olan insülin işlev bozukluklarıdır.

PCOS ile bağlı sorunlar 2 ana başlığa ayrılabilir:

Hormonal bozukluk ve Üreme fonksiyonunun bozulması
-androjen (erkek karaktere daha özgü olan) hormonların yükselmesi

-yumurtlamanın düzensiz olması veya hiç olmaması

-adet döngüsünün uzaması, adet olmaması

-gebe kalamama

-artmış düşük oranı

Metabolizma bozuklukları
-insülin direncinin yükselmesi, insülin düzeylerinin yükselmesi

-kilo alımına yatkınlık, obezite

-diyabet

-kanda lipidlerin yükselmesi

Uzun süren takipsiz PCOS hastalığı durumunda

-kalp damar hastalıkların gelişmesi, tansiyon yüksekliği

-rahim (endometriyum) kanseri görülebilir.

PCOS de en yaygın şikayetler

-adet düzensizliği (adet döngüsü 35 günden uzun, bazen hiç adet olmama)

– kısırlık ( kısırlığın en önemli nedenlerinden biri)

Tedavi şekli hastanın şikayetine, hormonal bozukluk derecesine ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişir.

PCOS de genetik etkenlerin de rol oynaması nedeni ile hastalıktan tamamıyle korunması mümkün değildir. Ancak genetik yatkınlığı olsa da, kilo kontrolün sağlanması, aktif hayat tarzının benimsemesi PCOS’nin istenmeyen ağır sonuçlarından korunmasına yardımcı olur.

PCOS, 35 yaş altında kadınların %7-12 sinde görülse de, kontrol altına alındığında şikayetleri gerileyen, şikayetlerinin tedavisi mümkün olan bir durumdur.

Adet döngüsünü takip edelim, bel çevremizi daha sık ölçelim ve PCOS’dan korkmayalım.

Labia minora, küçük genital dudak ve labia majora, büyük genital dudaka meliyatları içerir.

Labioplasti daha çok küçük dudak için uygulanır ve en sık yapılan genital kozmetik ameliyattır. Genel de dudakların küçültmesi, bazen ise iki dudak arasında boyut farkının düzeltmesi şeklinde uygulanır. Aslında küçük dudak boyutları kişiden kişiye değişir ve çoğu zaman estetik kaygı dışında bir problem yoktur. Ancak ciddi büyümelerde (hipertrofidurumunda), genital kuruluğa, çamaşıra sürtünme ile oluşan tahriş ve infeksiyonların meydana gelmesine, ilişkide ağrıya neden olabilir.

L minora plasti doku özelliğine göre cerrahi olarak veya lazer yöntemi ile yapılabilir.

Cerrahitekniklerfarklıolabilirvelabianınşekliveboyutunavekişininistediğigörünümünegöre, kişiye özel seçilir.

Labiaminoraplasti bütüncül bir estetik iyileştirme sağlamak amacı ile gerekirse klitoroplasti ile (klitoris üzerindeki fazla sarkmış veya asimetrk olan dokuların çıkarılması işemi) ile birlikte yapılabilir.

Klitoris düzeltmeleri (klitoroplasti) ve küçük dudakçık düzeltmeleri (labiaminoraplasti) cerrahi işlemlerde 2-3 hafta sonrası dikişler tamına yakın iyileşir, doku son görünümü ise 3-4 haftada alır. Lazer labioplasti 7-10 gün içinde tamamına yakın iyileşir.

Labiamajoraplasti büyük genital dudakçıkların şekil ve boyutlarının düzeltilmesini içerir. Cerrahi doku çıkarılmaları veya yağ dokularının çıkarılması ile otolog yağ dokusu nakli ile dolgunluk arttırılması olarak yapılır. Büyük dudakçıkların düzeltilmesi ile birlikte gerekirse pubis estetiği de yapılabilir.

Büyük dudakçıkların (labiamajora) küçültülmesini ve sarkmaların ortadan kaldırılmasını içeren ameliyatlarda dokuların iyileşmesi 3-4 hafta sürer, dikişlerin görünmez hale gelmesi ise 5-6 haftaya uzar.

Büyük dudakçıkların dolgunluk azaltılması veya dolgunluk arttırılması işlemleri ise deri altında yağ dokusunun miktarını değiştirerek yapılan ve genelde dikişsiz olan uygulamalardır. Bu uygulamalarda kanül denen kalın iğne benzeri giriş yerlerin kapanması 2-3 hafta alır, deri alttaki dokuların iyileşmesi ve şişliklerin ve bazen oluşan morlukların tamamen iyileşmesi de 4-5 haftaya uzar.

Ülkemizde, gebeliğin isteğe bağlı tahliyesi 2827 no`lu Nüfus Planlaması kanunu gereği gebeliğin 10. haftasına kadar eşlerin ortak rızası ile yasal olarak yapılabilmektedir.

Gebeliğin daha ileri haftalarında ise bebeğin yaşamla bağdaşmayan bir hastalığı varsa veya annenin hayatı tehlike altındaysa doktorlardan oluşan heyet tarafından değerlendirme yapılır ve uygun görüldüğü takdirde gebelik sonlandırılır.

Prosedür sadece bir profesyonel tarafından ve sıhhi standartlara uygun olarak kabul edilebilir. İşlemden sonra hasta bir hafta sonra tekrar muayene için gelir.

Histerosalpingografi (HSG) veya diğer adı ile rahim filmi anestezi ile veya anestezi uygulamadan yapılabilir. Film çekimi sırasında rahim içine özel ve çekim sırasında görüntüyü alma imkanı veren sıvı verilir. Sıvı, rahim boşluğu doldurur ve daha sonra tüplerden geçerek karın boşluğunda dökülür. Hem rahim, hem tüpler kas yapılı organlardır ve çekim sırasında gerilmesinden kaynaklanan kasılmalar ve duyarlılık oluşabilir. Sıvı karın boşluğunda geçtiğinde de, periton denen ve karın boşluğunda iç organları örten oldukça duyarlı zarda da bir miktar rahatsızlık hissi oluşturabilir.

Rahim filmi ve ağrıAğrı eşiği kişiden kişiye değişmekle birlikte yapışıklıkların olmadığı durumlarda işlem daha rahat ve hızlı geçer. Eğer rahim içerisinde veya tüplerde yapışıklıklar varsa geçiş sırasında sıvı basınç miktarı artar, tam görünüm sağlamak amacı ile sıvı bir miktar daha faza kullanılması gerekebilir. Böylece yapışıklık durumunda hem basınç artışı hem de gerilme şiddetinin artışı ve karın boşluğunda daha fazla sıvı geçmesi sonucunda ağrı ve duyarlılık daha fazla olabilir. Aynı zamanda duyarlılık ve gelişen kasılmalar nedeni ile çekim kalitesi de etkilenerek tüplerin sıvı geçişine izin vermeyecek şeklinde kasılma durumunda yanlış sonuçlar alınabilir, tüpler açık olduğu halde sıvı geçmez ve tüpler kapalı olarak değerlendirilebilir.

Anestezi uygulandığında kasılmalar ve gerginlikten doğan yanlış sonuçlardan kaçınma mümkün olur, film kalitesi ve doğruluğu artar.

Gebe kalamama nedenlerinden biri tüplerin kapalı olması veya rahim içerisinde yapışıklıkların olmasıdır. Çocuğu olmayan çiftler doktora başvurduğunda alınan hikayesinde kadının geçirdiği hastalıkları ve ameliyatları ve gebe kalamama süresi göz önüne alınarak rahim iç yapısını değerlendirmek ve tüplerin geçişi olup olmadığını görmek istenebilir.

Genelde genç çiftler için gebe kalamama süresi bir yıl iken, daha ileri yaşta süre 6 ay veya daha kısa iken doğru tedavi yöntemini belirlemek için HSG yapılır. Hikayesinde ameliyat olan veya rahim ve tüpleri veya bağırsağı ve iç organları örten periton zarını ilgilendiren hastalıkları ve enfeksiyonları olan kadınlarda HSG değerlendirilmesi araştırmanın başında yapılmalıdır.

Gebelik süresi bir kadının doğal yaşam süresidir ve cinsel hayat kısıtlanması yapılmaz. Sağlıklı gebelikte ilerleyen haftalarda dikkat edilmesi gereken nokta cinsel ilişki sırasında karın bölgesine basınç uygulanmaması, ilişki pozisyonu nedeni ile bebeğin basınç veya sarsılmalara maruz kalmamasıdır.

Gebelikte vajinal flora hormonların etkisi ile değişir, bir miktar kuruluk ve hassasiyet artışı görülebilir. Uygun ve alerjik içeriği olmayan kayganlaştırıcı jellerin kullanılması hassasiyeti azaltabilir.

Değişen flora vajinal akıntıların de daha sık olmasına, bazen enfeksiyonların gelişmesine de neden olabilir. Gebelikte akıntılar sık oluyor ve enfeksiyon tekrarlıyor ise, ilişki sırasında prezervatif kullanılabilir.

Cinsel ilişkiden kaçınılması gereken durumlar ise:

Vajinal kanama, düşük tehdidi
Plasentanın rahim alt bölgesine yerleşmesi, plasenta kanamaların olması
Su gelişi şüphesinin olması
Erken rahim kasılmaların olması
Rahim ağzı kısalığı ve erken doğum tehdidi durumudur.
Cinsel ilişki durumu gebelik başlangıcında doktor ile konuşulmalı. Özellikle şüpheli durumlarda (kanama, su gelişi şüphesi gibi) doktora bilgi vermek ve doğru tavsiye almak güvenli davranmanızı sağlar.

GENİTAL DOLGU G NOKTASI, O-SHOT, İNTROİTAL VAJİNA GİRİŞ DOLGUSU

Sevgili @bursamomla (@mugeile) gerçekleştirdiğimiz yayınlardan üçüncüsü olan “Genital Dolgular ve G noktası” ile ilgili merak edilen konuları konuştuğumuz yayınımız.

09.10.2020

Kadın hastalıkları alanında birçok yeni uygulama var, dolgu uygulamaları, mesela. Dolgu aslında çok duyduk, ancak Jinekoloji alanında kullanımı yeni diye düşünüyorum. Merak ediyorum, nedir, ne işe yarar?

Dolgu estetik uygulamalarda yüz ve vücutta uzun süre kullanılıyor, farklı miktarda ve farklı alanlarda. Jinekolojide uygulamalar da var.

Belirli alanın hacmini arttırmak, dolgunlaştırılmak amacı ile yapılıyor ve farklı sorunları çözebiliyor.

Estetik uygulamalar burada fonksiyon, yani işlevsellik düzeltme uygulamaları ile iç içe. Aslında Kozmetik ve Estetik Jinekoloji’de tüm uygulamar böyle, sadece estetik değil, fonksiyonu da düzeltiyor veya iyileştiriyor.

Örnek olarak, neler var? Herkesin artık duyduğu ‘G noktası’ ile mi başlasak diyorum?

Evet, ‘G ile başlayalımJ). Öncelikle nedir bu ‘Gnoktası’ diye konuşalım isterseniz. Kadın vücudunda cinsel hazzın algılanması ve orgazmından sorumlu en önemli organ klitoristir. Aslında tüm vulva yapıları, yanisadece klitoris değil, klitorisi çevreleyen deri katlantıları, küçük ve büyük genitaldıdakçıklar, vajina ve vajina girişindeki alanlar ile perine dediğimiz vajina ile anüs arasındaki bölge de duyarlı, ancak klitoris en önemlisi. Klitoris küçük , dışarıdan görebildiğimiz hafif kabarık alandan ibaret değil, geniş dalları var ve tüm genital yapılarına uzanır, vajinanın ön duvarında da oluşturduğu bir duyarlılık alanı var, bu vajinanın haz algılamasına en duyarlı olan bölgeye işte G alanı veya G noktası denir. Yapısal olarak veya zamanla dokuların gevşemesi ile bu alanın dolgunluğu azalabilir ve dolayısı ile uyarılması ve duyarlılığı da azalabilir. Bu hyalüronik asit dolguları ile çözülebilen bir sorun, G alanına dolgu uygulanarak duyarlılık arttırılır.

G noktası dışında da duyarlılığı arttıran işlemler, dolgular var mı?

Evet, yaptığımız diğer uygulamalar da O-Shot, yani orgazmik alan dolgusu veya Orgazm aşısı ve İntroital giriş, yani vajina girişi dolguları da var.

Bunları hiç duymadım, nedir bunlar?

Estetik uygulamalarda dolgular var, yüz ve vücut bölgesi için çok yaygın kullanılıyor, sizin de dolgu uygulamalarınız var. Bunlar ne tür dolgular? Nerde kullanılıyor?
Orgazm aşısı klitoris yakınına ve orgazmda bir miktar sıvının atıldığı üretra, yani idrar çıkış noktası çevresinde skene bezleri alanına uygulanan PRP işlemi de var. Bu işlem içerdiği yenileyici hücreler ile alanın adeta gençleşmesini ve yenilemesini sağlarken, aynı zamanda duyarlılığı da arttırır, hyalüronik asit uygulamaları ile birlikte hacim de arttırılabilir.

Vajina girişinin dolgunlaştırılması, vajina arka duvarına, giriş noktasının ilerisinde yapılan hyalüronik asit dolgusu ile olur. İntroital dolgu girişi daraltır ve her iki partnerde duyarlılığı arttırır.

Bu işlemler nasıl uygulanır? Hastane ortamı gerektirir mi?

Hayır, bunlar oldukça basit, lokal anestezi kremleri ve ilaçları ile uygulanabilen, muayenehane şartlarında yapılabilen işlemlerdir, hasta hemen normal hayata dönebiliyor.

GENİTAL YAĞ DOLGULARI

Dolgu uygulamaları genel olarak hyalüronik asit ve yağ dolgularıdır.

Hyalüronik asit daha küçük hacimli ve G noktası, Orgazmik alan dolgusu ve vajina girişi daraltan, vajinal girişi yükselten dolgulardır.

Yağ dolguları ise kişinin kendi vücudundan, bu genelde göbek altı karın kısmından veya bacak iç tarafından alınan küçük miktarlarda yağ dokusu oluyor, elde edilen dolgulardır. Yağ dolguları daha ucuz ve daha büyük hacimde oluyor, ve hyalüronik asitten daha kalıcıdır. Yağ dokusu canlı bir dokudur ve aynı zamanda kök hücre de içeriyor, konulduğu alanın canlanmasını ve gençleşmesini de sağlar

Yağ dolgusu nerde kullanılıyor?

Yağ dolgusu daha çok büyük genital dudaklarda kullanıyoruz. Büyük genital dudaklar bazen doğuştan, bazen ise kilo alınıp verilmesinden veya doğum gibi şekil bozukluklarına sebep olan durumlardan sonra sarkmalar ve kırışıklıkların oluşması ile görüntü bozukluğu oluşabiliyor. Bazen ise kişi zayıf ise, spor ile uğraşan, diyet yapan kadınlarda büyük dudakçıklar çok zayıf, nerdeyse yok gibi olabiliyor. Bu durumda küçük dudakçıkların çamaşıra sürtünmesi, ağrı, ağrılı ilişki olabiliyor, veya kişi bu görüntüden rahatsız olabiliyor, mayo, bikinide estetik veya istediği gibi bir görüntü olmuyor. Bunu yağ dolgusu ile düzeltebiliyoruz.

Genital organın yapı bozuklukları vajinismusa neden olmaz.

Genital organın yapı bozukluklarından kaynaklanan cinsel ilişkiye girememe veya cinsel ilişkinin ağrılı olması durumu olabilir. Bunlar gerçek vajinismus değil ve muayenede kolayca ayırt edilirler.

Kızlık zarının özel yapısı, vajina içindeki septum dediğimiz normalde olmayan ara perdelerin olması, vajenin ve dış cinsel organların tam gelişmemiş olması, vajen girişinde apse veya kistlerin olması normal cinsel birleşmeye engel olabilir.

Vajinal enfeksiyonlar da vajinal kuruluğa ve ağrılı ilişkiye sebep olabilir.

Vulvodini ve vestibüler sendrom denen dış cinsel organın ve vajen girişinin ağrı sendromları da cinsel organda sızı ve ağrı, dokunma ile ve ilişkide ağrı olarak ortaya çıkar ve sıklıkla vajinismus ile karışabilir.

Rahim ve yumurtalık hastalıkları, miyomlar, kistler ve karın alt kısmında olan diğer organların problemleri de ( barsak veya idrar yolları rahatsızlıkları gibi) ilişkide ağrıya neden olabilir.

Vajinismusta ilişkiye engel olan hiçbir yapısal bozukluk veya hastalık durumu yoktur.

Kürtaj işleminde fiyatlar; hekimin tecrübesine göre, gebelik haftasına ve hastanın sağlık durumuna göre değişkenlik gösterir.

Kürtaj planlanmadan hastadan alınan bilgilere göre risk derecesi belirlenir. Yapılan muayenede ultrason ile gebelik haftası belirlendikten sonra ve hastanın anestezi seçeneğine göre ücret belirlenir.

Nakit ve kredi kartı ile ödeme seçenekleri mevcuttur.

Ayrıntılı fiyat bilgilerini danışmanımızdan alabilirsiniz.

Vajinal daraltma ve gençleştirme – İdrar kaçırma tedavileri – Renk açma

Lazeri uzun süre tanıyoruz. Cilt güzelleşme ve gençleştirme, cilt problemlerin tedavileri, epilasyon…

Peki, lazerin kadın doğumda da kullanıldığını biliyor musunuz?

Cilt ve yumuşak dokularını yenileme ve şekli bozulmuş dokuları adeta yeniden yapılandırma özelliğine sahip lazer bunu nasıl yapar?

Lazer, genital organları için özel geliştirilmiş uygulama başlıkları ile kullanılır.

Vajina ve dış genital organların cilt ve cilt altı dokulara etki ederek kan dolaşımını arttırır ve bağ dokusunu güçlendirir.

Cildin sıkılaşmasını, yeniden elastikiyet kazanıp gençleşmesini, rengin düzelmesini sağlar.

Vajinanın ve dış genital organlarının gevşemiş ve sarkmış dokuları toparlayarak yeniden genç görünümüne kavuşmasına yardım eder.

Vajina sıkılaştırma ve gençleştirme
Vajinal kuruluk ve tekrarlayan vajinit tedavisi
Destek dokuların gevşemesinden kaynaklanan idrar kaçırma tedavisi
Vulva (dış genital organın) toparlanması ve gençleştirmesi
Vulva ve çevre cildinin beyazlatması
Gebelik ve doğumda oluşan çatlak ve izlerin düzeltilmesi
Genital siğil tedavisi
Lazer ile dokuların gevşeme, yaşlanma ve sarkmasından oluşan problemler, ameliyat olmadan, ağrısız ve kısa süren tedavi ile çözülür

G NOKTASI veya G BÖLGESİ kadının vajinasında yaklaşık olarak 3-4 cm içeride yer alan, dokunulduğunda süngerimsi bir his veren ortalama 1-2 cm çapında, vajina içerisinde yer alan diğer bölgelerden daha sert bir yapıda hissedilebilen bir bölgedir. ⠀
✅G bölgesi, kadınların büyük bir çoğunluğunda mevcut olup, bölgeye birkaç dakika boyunca aralıksız şekilde masaj yapılması cinsel hazzın ve orgazmın ortaya çıkmasına neden olur. ⠀

G bölgesi neden cinsel haz algılamasında önemli?⠀

 Cinsel ilişki esnasında, penis pozisyon gereği G noktasının bulunduğu vajina üst duvarını diğer bölgelerden daha faza uyarır
 Zaman içerisinde vajinanın bollaşması veya doğum sonrası yapı bozuklukları ile G bölgesinin bulundu bölgenin çökmesi veya doğal kabarıklığının silinmesi gelişebilir. Bu durumda G bölgesi etkinliğini kaybeder ve bu bölgeye bağlı cinsel uyarı oluşumu da azalabilir
 Bazı kadınlarda ise doğuştan olan anatomik özelliğinden dolayı G bölgesinin belirgin olmaması bu bölgenin yeterli uyarılamamasına ve vajinal orgazmın oluşamamasına veya cinsel hazzın yeterli algılamamasına/ olmamasına sebep olur⠀

G noktası büyütme işlemi nedir, nasıl etki eder ?⠀


 G noktası büyütme işlemi G bölgesinin yeniden vajina içerisinde daha dolgun, daha kabarık, daha çıkıntılı hale getirilmesini hedeflemektedir. Bu sayede cinsel ilişki sırasında bu noktanın penisle olan sürtünmesi kuvvetleneceği için, uyarılması da kolaylaşacak ve böylece cinsel ilişkiden alınan haz duyumu artacaktır.
 G bölgesi hyalüronik asit dolguları ile veya daha kalıcı olarak kök hücre içeren yağ dolgusu ile yapılabilir.

Dünya sağlık örgütünün yayınladığı rapora göre Coronavirus ve gebeliğe dair en güncel bilgi şu şekilde,

▶Gebelikte solunum yolu enfeksiyonları gebeliğin fizyolojisi gereği (artan solunum ve dolaşım sistemi yükü) daha şiddetli ve ilerleyici seyreder. Coronavirus tespit edilen gebelerde ise durum böyle olmadı.

▶Şu ana kadar tüm dünyada Coronavirus teşhisi konan 147 gebenin sadece 8 inde hastalık şiddetli seyretti ve bir gebede durum kritik.

▶Henüz vaka sayısı az olduğu için Coronavirus teşhisi konan gebelerin bebeklerinin nasıl etkileneceği bilinmese de şu ana kadar doğan  bebeklerin hiçbirinde virus saptanmadı.

▶Bu yenidoğanların boğaz, göbek kordonunda virus olmadığı  gibi, amniyotik sıvıda (bebeğin anne karnında içinde bulunduğu sıvı) ve anne sütünde de rastlanmadı.

▶Yani vertical (anneden bebeğe geçiş) şu an için saptanmadı.  Yalnız bu sonuç sadece gebeliğin geç haftalarında Coronavirus tespit edilen  gebeleri kapsıyor ve vaka sayısı bir sonuç çıkarmak için yeterli değil.

Asıl merak edilen gebeliğin erken aylarında Coronavirus tespit edilen annelerden doğan bebeklerin etkilenip etkilenmeyeceğini gebelik ilerlediğinde ve bu bebekler doğduğunda görebileceğiz.

▶İlk aşı çalışmaları başlamış olsa da henüz deneme aşamasında olacağından gebelere uygulanabilirliği biraz daha zaman gerektirecek.

▶Gebelerin Coronavirus den korunması için yapması gerekenler mi?

✅Herkesle aynı…

▶Coronavirus tespit edilen yeni doğanlar incelendiğinde de doğum sonrası anneyle temasla virüsün bulaştığı saptanınca (anneye de bu şekilde tanı konuldu) şimdilik yaklaşım, virus tespit edilen gebelerin doğum sonrası virus temizleninceye kadar bebekle ayrı tutulup izole edilmesi şeklinde.

✅Bu arada Coronavirus yokken de el yıkama kış aylarında enfeksiyonlardan korunmanın en önemli yolu ve yapılması gerekendi.

✅Ve şunu da unutmamak lazım ki tüm virusler dikkate  alındığında dünya genelinde mevsimsel gribe bağlı ölümlerin Corona virus’den çok  daha fazla olduğunu da unutmayalım, sağlıcakla…

GENİTAL DOLGU G NOKTASI, O-SHOT, İNTROİTAL VAJİNA GİRİŞ DOLGUSU

Kadın hastalıkları alanında birçok yeni uygulama var, dolgu uygulamaları, mesela. Dolgu aslında çok duyduk, ancak Jinekoloji alanında kullanımı yeni diye düşünüyorum. Merak ediyorum, nedir, ne işe yarar?

Dolgu estetik uygulamalarda yüz ve vücutta uzun süre kullanılıyor, farklı miktarda ve farklı alanlarda. Jinekolojide uygulamalar da var.

Belirli alanın hacmini arttırmak, dolgunlaştırılmak amacı ile yapılıyor ve farklı sorunları çözebiliyor.

Estetik uygulamalar burada fonksiyon, yani işlevsellik düzeltme uygulamaları ile iç içe. Aslında Kozmetik ve Estetik Jinekoloji’de tüm uygulamar böyle, sadece estetik değil, fonksiyonu da düzeltiyor veya iyileştiriyor.

Örnek olarak, neler var? Herkesin artık duyduğu ‘G noktası’ ile mi başlasak diyorum?

Evet, ‘G ile başlayalımJ). Öncelikle nedir bu ‘Gnoktası’ diye konuşalım isterseniz. Kadın vücudunda cinsel hazzın algılanması ve orgazmından sorumlu en önemli organ klitoristir. Aslında tüm vulva yapıları, yanisadece klitoris değil, klitorisi çevreleyen deri katlantıları, küçük ve büyük genitaldıdakçıklar, vajina ve vajina girişindeki alanlar ile perine dediğimiz vajina ile anüs arasındaki bölge de duyarlı, ancak klitoris en önemlisi. Klitoris küçük , dışarıdan görebildiğimiz hafif kabarık alandan ibaret değil, geniş dalları var ve tüm genital yapılarına uzanır, vajinanın ön duvarında da oluşturduğu bir duyarlılık alanı var, bu vajinanın haz algılamasına en duyarlı olan bölgeye işte G alanı veya G noktası denir. Yapısal olarak veya zamanla dokuların gevşemesi ile bu alanın dolgunluğu azalabilir ve dolayısı ile uyarılması ve duyarlılığı da azalabilir. Bu hyalüronik asit dolguları ile çözülebilen bir sorun, G alanına dolgu uygulanarak duyarlılık arttırılır.

G noktası dışında da duyarlılığı arttıran işlemler, dolgular var mı?

Evet, yaptığımız diğer uygulamalar da O-Shot, yani orgazmik alan dolgusu veya Orgazm aşısı ve İntroital giriş, yani vajina girişi dolguları da var.

Bunları hiç duymadım, nedir bunlar?https://www.youtube.com/embed/hfMC2XWceHYEstetik uygulamalarda dolgular var, yüz ve vücut bölgesi için çok yaygın kullanılıyor, sizin de dolgu uygulamalarınız var. Bunlar ne tür dolgular? Nerde kullanılıyor?

Orgazm aşısı klitoris yakınına ve orgazmda bir miktar sıvının atıldığı üretra, yani idrar çıkış noktası çevresinde skene bezleri alanına uygulanan PRP işlemi de var. Bu işlem içerdiği yenileyici hücreler ile alanın adeta gençleşmesini ve yenilemesini sağlarken, aynı zamanda duyarlılığı da arttırır, hyalüronik asit uygulamaları ile birlikte hacim de arttırılabilir.

Vajina girişinin dolgunlaştırılması, vajina arka duvarına, giriş noktasının ilerisinde yapılan hyalüronik asit dolgusu ile olur. İntroital dolgu girişi daraltır ve her iki partnerde duyarlılığı arttırır.

Bu işlemler nasıl uygulanır? Hastane ortamı gerektirir mi?

Hayır, bunlar oldukça basit, lokal anestezi kremleri ve ilaçları ile uygulanabilen, muayenehane şartlarında yapılabilen işlemlerdir, hasta hemen normal hayata dönebiliyor.

GENİTAL YAĞ DOLGULARI

Dolgu uygulamaları genel olarak hyalüronik asit ve yağ dolgularıdır.

Hyalüronik asit daha küçük hacimli ve G noktası, Orgazmik alan dolgusu ve vajina girişi daraltan, vajinal girişi yükselten dolgulardır.

Yağ dolguları ise kişinin kendi vücudundan, bu genelde göbek altı karın kısmından veya bacak iç tarafından alınan küçük miktarlarda yağ dokusu oluyor, elde edilen dolgulardır. Yağ dolguları daha ucuz ve daha büyük hacimde oluyor, ve hyalüronik asitten daha kalıcıdır. Yağ dokusu canlı bir dokudur ve aynı zamanda kök hücre de içeriyor, konulduğu alanın canlanmasını ve gençleşmesini de sağlar

Yağ dolgusu nerde kullanılıyor?

Yağ dolgusu daha çok büyük genital dudaklarda kullanıyoruz. Büyük genital dudaklar bazen doğuştan, bazen ise kilo alınıp verilmesinden veya doğum gibi şekil bozukluklarına sebep olan durumlardan sonra sarkmalar ve kırışıklıkların oluşması ile görüntü bozukluğu oluşabiliyor. Bazen ise kişi zayıf ise, spor ile uğraşan, diyet yapan kadınlarda büyük dudakçıklar çok zayıf, nerdeyse yok gibi olabiliyor. Bu durumda küçük dudakçıkların çamaşıra sürtünmesi, ağrı, ağrılı ilişki olabiliyor, veya kişi bu görüntüden rahatsız olabiliyor, mayo, bikinide estetik veya istediği gibi bir görüntü olmuyor. Bunu yağ dolgusu ile düzeltebiliyoruz.

Rahim ağzı kanseri kadınlarda görülen 3. En sık kanser türü ve halen özellikle gelişmekte olan ülkelerde kanser ölümlerin önemli kısmını oluşturur. Gelişmiş ülkelerde ise düzenli pap-smear taramaları, bu taramalara son yıllarda belirli yaş gruplarda eklenen HPV virüsü taramaları ile etkin erken tanı ve kanser öncesi bozuklukların tanı ve tedavileri ile ve rahim ağzı kanserinin en sık nedeni olan HPV virüsüne karşı aşılamanın sonucunda görülme oranları gittikçe düşmektedir.

Rahim ağzı kanserinin en sık bulgusu anormal pap-smear sonucudur.

En sık semptomları ise

-düzensiz vajinal kanama, ilişki sonrası kanama

-kötü kokulu akıntı

-kasık ve karın alt bölümünde ağrı ve rahatsızlık hissi

-idrar yapma sırasında rahatsızlık ve ağrı hissi

Rahim ağzı kanserinin oluşumundan HPV virüsü sorumlu tutulmaktadır. HPV virüsü cinsel temas ile bulaşır. HPV virüsünün 100’den fazla farklı tipi vardır, ve bunlar da, temel olarak 3 farklı rahatsızlık oluştururlar

-anogenital /mukozal HPV enfeksiyonu

-genital olmayan deri yüzeylerinde HPV enfeksiyonu

-epidermodisplaziverrucoformis denen genetik yatkınlığı olan ve yaygın deri lezyonları ile kendini gösteren HPV enfeksiyonu

Mukozal HPV enfeksiyonulatent(yani kendini belli etmeyen, semptomları olmayan) şeklinde, subklinik (sadece kolposkopi sırasında veya özel kimyasallar uygulandığında görünür hale gelen bozuklukları ile ortaya çıkan) veya klinik(gözle görülür bozukluklar şeklinde) olabilir

HPV enfeksiyonu çok yaygın görülür ve oldukça farklı şekillerde bozukluklara neden olur. En çok  genital siğil görülür. Genital siğiller çoğu zaman tip 6 ve tip 11 kaynaklı olup kanser yapıcı ozelliği daha zayıf. Siğiller bulaştan 3 hafta- 8 ay süre sonrası ortaya çıkar, bazen hiç rahatsızlık vermezler, bazen ise şiddetli kaşıntı ve kanamalara neden olur.

HPV çoğu zaman iyi huylu olsa da, bazı tipleri oldukça tehlikelidir.  Bunlar kalıcı enfeksiyon oluşturarak yavaş ilerleyen doku tahribatı ve sonuçta da kansere neden olur. HPV virüsü, servikal (yani rahim ağzı) kanseri dışında aynı zamanda vajen ve vulva kanserlerin çoğunun, ayrıca ağız ve yutak örtücü dokuların, bazı akciğer kanserlerinin  ve anüs kanserlerinin ve erkeklerde penis kanserlerin çoğunun da etkenidir.

Özellikle tip 16 ve tip 18 yüksek oranda kanser yapıcı, yani onkojenik tiplerdir. Tip 16 ve 18 dışında tipler de farklı alanlarında kanser yapıcıdır.

HPV nin kanser yapma riski bağışıklık sistemi zayıf olduğu durumlarda, sigara içen kişilerde, folik asit yetersizliğinde, gebelikte, ultraviole ışınlara maruziyetteve  cinsel partner sayısının artışı ile artar.

Cinsel aktif insanların %50’si virüs ile karşılaşır. Çoğu zaman bu karşılaşma cinsel hayatın daha aktif olduğu genç yaşlarda olur. Genital siğiller %1 oranında görülürken, HPV enfeksiyonu %10-20 görülür. Rahim ağzı kanseri ise %95 HPV ile birlikte olur.

HPV aşısı, özellikle rahim ağzı kanserinde etkili tiplere karşı geliştirilmiştir. Halihazırda bivalent –2 tip (tip 16ve 18), kuadrivalent-4 tip  (6,11,16,18) ve 2014 te pyasayasunulan  nanovalent-9 tip (6,11,16,18,31,33,45,52,58 ) aşı mevcuttur. Gelişmiş ülkelerde hem kız, hem de erkek çocuklarına önerilen ve çocukluk yaşı aşı takvimine alınan bu aşılar ile öneriler :

-Kızlarda 2-li, 4-lü veya 9-lu aşı 9-12 3 doz, daha önce aşılanmamış kadınlarda 26 yaşına kadar 3 doz yapılmalıdır.

-Erkekerde 11-12 yaş  4-lü veya 9-lu  aşı 3 doz, daha önce aşılanmamış erkeklerde 21 yaşına kadar 3 doz yapılmalıdır, 26 yaşına kadar yapılabilir.

-Gebelik öncesi aşılanma önerilir, gebe kalınırsa, dozlar gebelik sonrası tamamlanır

-HIV veya diğer bağışıklığın zayıf olduğu durumlarda 26 yaşına kadar aşılanmalıdır

HPV aşısı, daha önce cinsel hayatı olmayan ve virüsle karşılaşmayan yaşta uygulandığında daha çok etkili olur.

Aşı kas içine 3 defa (0-2-6. Aylarda) uygulanır. Uygulama yerinde hafif ağrı ve kızarıklık olabilir. Aşi ile ilgili herhangi bir ciddi yan etkileri (hastalık, ölüm) saptanmadı.

Aşı siğil tedavisinde kullanılmıyor.

HPV, kalıcı bir enfeksiyon olarak deri tabakasında bulunduğundan,  enfeksiyonu saptanan kişiler jinekoloğu düzenli aralıklarla ziyaret etmeliler. Takipte HPV nin deri dokularını tahribatı yapıp yapmadığı, kanser öncesi bozuklukları olup olmadığı gözlenir.

Siğil tedavisi uygulananlarda tekrar sıklıkla ilk 3-6 ay arasında olur. 6 ay sonra kontrole gelmesi önerilir.

Op. Dr. Yuliya Doster

Labia minora, küçük genital dudak ve labia majora, büyük genital dudaka meliyatları içerir.

Labioplasti daha çok küçük dudak için uygulanır ve en sık yapılan genital kozmetik ameliyattır. Genel de dudakların küçültmesi, bazen ise iki dudak arasında boyut farkının düzeltmesi şeklinde uygulanır.  Aslında küçük dudak boyutları kişiden kişiye değişir ve çoğu zaman estetik kaygı dışında bir problem yoktur. Ancak ciddi büyümelerde (hipertrofidurumunda), genital kuruluğa, çamaşıra sürtünme ile oluşan tahriş ve infeksiyonların meydana gelmesine, ilişkide ağrıya neden olabilir.

L minora plasti doku özelliğine göre cerrahi olarak veya lazer yöntemi ile yapılabilir.

Cerrahitekniklerfarklıolabilirvelabianınşekliveboyutunavekişininistediğigörünümünegöre, kişiye özel seçilir.

Labiaminoraplasti bütüncül bir estetik iyileştirme sağlamak amacı ile gerekirse klitoroplasti ile (klitoris üzerindeki fazla sarkmış veya asimetrk olan dokuların çıkarılması işemi) ile birlikte yapılabilir.

Klitoris düzeltmeleri (klitoroplasti) ve küçük dudakçık düzeltmeleri (labiaminoraplasti) cerrahi işlemlerde 2-3 hafta sonrası dikişler tamına yakın iyileşir, doku son görünümü ise 3-4 haftada alır. Lazer labioplasti 7-10 gün içinde tamamına yakın iyileşir.

Labiamajoraplasti büyük genital dudakçıkların şekil ve boyutlarının düzeltilmesini içerir. Cerrahi doku çıkarılmaları veya yağ dokularının çıkarılması ile otolog yağ dokusu nakli ile dolgunluk arttırılması olarak yapılır. Büyük dudakçıkların düzeltilmesi ile birlikte gerekirse pubis estetiği de yapılabilir.

Büyük dudakçıkların (labiamajora) küçültülmesini ve sarkmaların ortadan kaldırılmasını içeren ameliyatlarda dokuların iyileşmesi 3-4 hafta sürer, dikişlerin görünmez hale gelmesi ise 5-6 haftaya uzar.

Büyük dudakçıkların dolgunluk azaltılması veya dolgunluk arttırılması işlemleri ise deri altında yağ dokusunun miktarını değiştirerek yapılan ve genelde dikişsiz olan uygulamalardır. Bu uygulamalarda kanül denen kalın iğne benzeri giriş yerlerin kapanması 2-3 hafta alır, deri alttaki dokuların iyileşmesi ve şişliklerin ve bazen oluşan morlukların tamamen iyileşmesi de 4-5 haftaya uzar.

Op. Dr. Yuliya Doster

Klitoroplasti nedir , Klitoris Estetiği  – Klitoral hudoplasti – Clitoral hood reduction

Klitorisi örten deri katlantıların ‘’soyularak’’ klitorisin başının belirginleştirilmesi ve estetik görünümünün iyileştirilmesi ameliyatı. Klitoroplasti çoğu zaman diğer estetik uygulamaları ile birlikte, özellikle labia minora plasti ile birlikte yapılır.

İyi estetik uygulamalarda hem fonksiyon bozukluğun giderilmesi hem de istenilen görünümün elde edilmesi amaçlandığından klitoroplasti yapılmadan uygulanan labioplasti ameliyatları çoğu zaman eksik kalır. Doku fazlalığı sadece küçük dudakçıklarda düzeltildiğinde klitoris üzerindeki deri daha da orantısız ve estetiği bozan bir görüntü oluşturabilir.

klitoroplasti nedir?

Doğru yapılmış klitoroplasti sonrası kesinlikle his kaybı veya uyarılma bozukluğu görünmez, aksine klitoris üzerindeki deri katmanların çıkarılması ile duyarlılığı artar.

Klitoris düzeltmeleri (hudoplasti) ve küçük dudakçık düzeltmeleri (labia minora plasti) cerrahi işlemlerde 2-3 hafta sonrası dikişler tamına yakın iyileşir, doku son görünümü ise 3-4 haftada alır.