Gebelik Takibi

Gebelik Planlandığında, Gebelik Öncesi Yapılması Gerekenler Nelerdir? Doktora ne zaman gitmeliyim?

Bebek, oluştuğu andan itibaren hızlı gelişmeye başlar, özellikle ilk haftalarda bebeğin organ oluşumu söz konusu ve organların geliştiği, ana yapıların oluştuğu bu dönemde bebek olumsuz dış etkenlere oldukça hassas. Bu olumsuz etkenler gebelik sırasında maruz kalınan kimyasal ajanlar; enfeksiyonlar; radyasyon, olumsuz iş koşullarından kaynaklanan travma gibi mekanik faktörler, ısı gibi olumsuz fiziksel etkenlerdir.

Annede gebelik öncesi var olan kronik hastalıklar, ilaç kullanımı veya sigara, alkol gibi kötü alışkanlıklar, gebelik fark edildiğinde terk edilse bile, gebeliğin fark edilmediği dönemde bebeğe zarar verebilir. Anne, gebelik öncesi yetersiz aşılanma nedeni ile bebekte ciddi hasara yol açabilen virüslere karşı savunmasız olabilir. Anne plansız gebeliği fark ettiğinde fiziksel veya ruhsal durumu sağlıklı gebelik için elverişli olmayabilir veya mevcut iş veya ailesel ve finansal durum gebelik ve doğum ile bebek büyütmek için uygun olmayabilir.

Tüm gebeliklerin yarısından fazlasının planlanmadığı tahmin edilmekte olup, en büyük riskleri bu gebelikler taşımaktadır.

Gebelik öncesi danışma, diğer adı ile prekonsepsiyonel danışma , kadın sağlığı veya gebelik sonuçları üzerine potansiyel risk oluşturabilecek biyomedikal, davranışsal ve sosyal risk faktörlerini, gebelik öncesi saptamayı ve bunların iyi bir şekilde yönetimi için harekete geçmeyi ifade eder.

Günümüzde Amerika, Kanada, Belçika, İngiltere, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde gebelik öncesi bakım programları uygulanmaktadır. Türkiye de de Halk sağlığı ve Aile Hekimliği kapsamında kadınlara gebelik öncesi danışma verilmektedir.

Gebelik İstendiğinde, Korunmayı Bırakmadan Önce Yapılması Gerekenler Nelerdir?

  • Her şeyden önce kadın gebeliğe hazır olup olmadığına karar verilmelidir. Anne olmadan önce bedensel ve ruhsal iyiliğin sağlanması bebeğin de sağlıklı olması için bir ön koşuldur. Gebelik, doğum ve doğum sonrası sürecinde annenin aile içinde yardıma ihtiyacı olur. Kadın hem fiziksel hem de ruhsal açıdan desteğe ihtiyaç duyar. Aile içi sorunlar, geçimsizlik, şiddet görme stres düzeyi artırır, ve yeni aile bireyinin doğması için sağlıklı bir ortam değildir. Sosyal güvence, finansal ihtiyaçlar da gözden geçirmelidir.
  • Gebeliği planlayan tüm kadınlara günlük en az 400 mikrogram folik asit içeren multivitamin alımı önerilir. Bu uygulama bebekte ciddi anomalilerin %46 oranında azalmasına neden olur. Epilepsi hastalığı olanlara veya nöral tüp defekti (omurga kapanma defekti) hikayesi olanlara se günlük en az 4 miligram folik asit alması önerilir.
  • Anne adayı, kendi boyu için kilonun fazla veya az olup olmadığını sorgulamalı. Gebelik için-ideal olan Vücut Kitle İndeksi (kg/ m2) 18,5-24,9 dur.   Gebeliğe başladığında kilolu olan kadınlar Gebeliğin Şeker Hastalığına, Gebelik zehirlenmesi denilen yüksek tansiyon ve idrarda protein kaybı ile giden preeklampsi hastalığına normal kilolu olan kadınlara göre daha sık yakalanır. Gelişen bu hastalıkların sonuçlarından sezaryen veya acil sezaryene daha sık maruz kalırlar. Bebeğin normalden kilolu olması, zor doğum, ölü doğum ve doğum sonrası aşırı ve hayatı tehlikeye sokan kanamaları daha çok görülür. VKİ 25 ve üzeri olanlara gebelik öncesi diyetisyen takibi eşliğinde kilo verilmesi önerilir. Bu kadınlar aynı zamanda diyabet, tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği hastalıkları için de risk grubundadır ve gebelik öncesi bu hastalıklar açısından da araştırılmaları önerilir.

Normal kilodan daha zayıf olarak gebeliğe başlayanlarda ise gebelikte kansızlık, bebeğin gelişme geriliği ve bebeğin doğumda düşük kilolu olması daha sık görülür. Normalden zayıf olan kadınların gebelik öncesi beslenme bozuklukları ve endokrin denilen vücudun hormon bozuklukları açısından değerlendirilmesi ve kendilerine beslenme eğitimi verilmesi önerilir.

Sigara, alkol, madde bağımlılığı bebekte onarılmaz hasara neden olabilir.

Anne adayı sigarayı gebelikten önce bırakmalıdır. Sigara kullanımı doza bağımlı olarak bebeğin büyümesini etkiler ve bebeğin gelişme geriliğine, normal kilodan daha düşük doğmasına sebep olur. Ayrıca plasenta denilen bebeğin eşinin yanlış ve gebeliği tehlikeye atan şeklinde yerleşmesi durumu olan plasenta previa ve suların erken gelmesini ifade eden erken membran rüptürü ile de ilişkilidir.

Hamile bir kadın alkol aldığında, o alkolün bir kısmı kolayca plasenta boyunca fetusa geçer. Gelişmekte olan fetüsün vücudu alkolü bir yetişkinle aynı şekilde işlemez. Alkol fetusta daha yüksek konsantrasyonda bulunur ve ceninin hayati organlarına yeterli besin ve oksijen ulaşmasını önleyebilir.

Hamilelik sırasında alkol alan kadınlar fetal alkol spektrum bozukluğu olarak adlandırılan hastalığı olan bebekler doğurabilirler. Bunlar, davranışsal, fiziksel, öğrenme ile ilgili bozukluklardır. Fetal alkol sendromu (FAS) durumun ağır bir şeklidir ve bu hasar genellikle kalıcıdır. Anne ağır içici ise risk artar. Birçok araştırmaya göre, alkol kullanımı en çok hamileliğin ilk üç ayında zararlıdır. Ancak, gebeliğin herhangi bir döneminde alkol tüketimi zararlı olabilir ve alınabilen güvenilir miktar hakkında yeterli veri yoktur.

  • Gebelik öncesi yüksek risk gruplarında Klamidya, cinsel yol ile bulaşan gonore, sifiliz, HİV, Hepatit B gibi hastalıklar taranmalı ve tedavi edilmelidir.
  • Anne adayların aşıları tam olup olmadığı kontrol edilmeli, gerekir ise MMR(Kızamık Kızamıkçık Kabakulak), Suçiçeği, HBV ve HPV ile TdeP (Tetanoz difteri boğmaca) aşıları tamamlanmalıdır.

Sağlığın değerlendirilmesi, gerekirse tedavilerin ve aşılanmaların tamamlanması için planlanan gebelikten en az 6 ay önce doktorunuza başvurulması önerilmekte.

Gebelik Başlangıcı Nasıl Hesaplanır?

Gebelik başlangıcını hesaplamak için en yaygın kullanılan yöntem son adet tarihinden itibaren geçen sürenin hesaplanmasıdır. Son adetten itibaren geçen süre hafta olarak hesaplanır ve bu süre, gebelik haftası, yani bebeğin yaşı olarak ifade edilir. Gebeliğin süresi olarak kırk hafta şeklinde ifade edilen süre de, gene son adet tarihinden itibaren başlayan ve kırk hafta süren zamandır.

Anne adayının gebelik öncesi adetleri düzenli değil ise, gerçek gebelik yaşı ve son adetten itibaren hesaplanan süre farklılık gösterebilir.

Gebe olduğunuzda ilk haftalarda doktor tarafından yapılan ilk muayene ve ultrason ile bebeğin yaşı ultrason ile yapılan ölçümleri ile teyit edilir. Burada bebeğin ölçümü son adet tarihinden daha doğru ve güvenilir bilgi verir. Bebeğin ilk ultrason ölçümü son adet tarihi ile uyumlu ise, gebelik yaşı ve muhtemel doğum zamanı son adet tarihine göre hesaplanır. Yapılan bu ölçüm ile beklenen hafta arasında farklılık varsa, ultrason ölçümü esas alınır ve sonraki takiplerde bebeğin yaşı ve doğum tarihi de ilk ultrason ölçümüne göre hesaplanır.

Gebelikte Doktora Ne Sıklıkla Gidilir?

Doktor ile görüşme gebelik başlamadan, bebek sahibi olmayı düşündüğünüzde yapmalısınız. Gebelik başlamadan yapılan muayene ve testlerde gebelikte sorun oluşturacak birçok durum önüne geçilebilir. Ciddi kansızlık, guatr, kızamıkçık enfeksiyonu, şeker hastalığı gebelik öncesi tespit edilirse tedavi ile bebeğin etkilenmesini önlenebilir.

Gebelikten korunmadığınızda ise adet gecikmesi olur olmaz doktora başvurmalısınız. İlk görüşmede doktor gebeliğin sağlıklı olup olmadığını teyit eder ve gebelik haftasını hesaplar. Bebeğin ve sizin sağlığını değerlendirmek için kan ve idrar testleri yapılır.

İlk görüşmeden sonra gebelik sağlıklı gelişiyor ise 28. Haftaya kadar 3-4 haftada bir doktoru ziyaret etmelisiniz. Bu sürede bebeğin büyüme ve gelişme takibi, aralıklı kan ve idrar testleri ve önemli genetik hastalıkların tarama testleri ve detaylı ultrason yapılır, gebelik diyabeti olup olmadığı araştırılır. 28. İle 36. Hafta arasında takipler 2-3 haftada bir yapılır ve bebeğin büyümesi izlenir. 36. Haftadan itibaren ise gebelikte haftalık izlem yapılır.

Gebe Olduğumu Öğrendim, Sürekli Kullanmam Gereken İlaçlar Var Ne Yapmalıyım?

İlaçların tümü gebelikte kullanabilme özelliğine göre kategorilere ayrılır. ‘’gebelik kategorisi’’ denen bu özellik ilacın kullanım kılavuzu olan prospektüsünde de belirtilir. Gebelik kategorisi ‘’A’’ ve ‘’B’’ olan ilaçlar gebelikte bebeğe herhangi bir zarar vermeyen ve kullanabilen ilaçlardır. Gebelik kategorisi ‘’C’’ olanlar ancak gebelikte anne yararı için kullanılması gereken durumlarda kullanılabilen, daha önce olan gebeliklerde bu ilaçların insan yavrusu üzerinde zararlı etkisi gözetilmemesine rağmen, hayvanlarda bazı zararları saptanmış olan ilaçlardır. Gebelik kategorisi ‘’D’’ olanlar ise anne hayatı için mutlaka gerekli ise kullanılan, aksi takdirde bırakılması gereken ve daha önceki deneyimlerinde hem hayvan hem de insan yavrusu üzerinde istenmeyen etkisi olabilen ilaçlardır. Son grup ise ‘’X’’ grubudur ve bebek üzerine ciddi istenmeyen etkileri olduğunu bilinen gruptur. Gebelikte ilaç kullandınız ve kullanmaya da devam etmeniz gerekiyorsa, en kısa zamanda kadın doğum uzmanını ziyaret etmelisiniz. Doktorunuz gebeliği teyit ettikten sonra kullandığınız ilaç grubu hakkında bilgi verir ve ilacı veren branş doktorunuz ile gebeliği göz önüne tutularak tekrar sizi muayene etmesini ister. İlacın kesilmesi veya değiştirilmesi size o ilacı veren doktor tarafından düzenlenir.

Gebelikte bebek için zararlı olabilecek ilaçları kullandıysanız veya halen kullanıyorsanız kadın doğum uzmanı sizi perinatolog denen ve bebeğin anne karnındaki sağlığı ile ilgilenen kadın doğum uzmanına yönlendirebilir. Perinatolog, ilacı öneren branşın uzmanları ile birlikte tedavinin bebeğin üzerindeki sonuçlarını değerlendirir ve gebelik için önerilerde bulunur.

Gebelikte Üçlü Test Nedir? Neden Yapılır?

İkili, üçlü, dörtlü ve entegre testleri gebelikte bebeğin önemli genetik problemlerin olup olmadığını araştırmak için yapılan ve bu hastalıkları için yüksek riski olan hastaların tespitini amaçlayan tarama testleridir.

Bebek oluştuğunda kromozomların yarısını babadan, yarısını da anneden alır. Sağlıklı insanda böylece her hücrede yarısı anneden, yarısı babadan gelen toplam 46 kromozom mevcuttur. İlk hücre oluştuğunda kromozom sayısında veya yapısında meydana gelen bozuklukları ile oluşan hastalıklara kromozomal bozukluklar denir. Bu hastalıklardan en sık görüleni ve en çok tanınanı 21. Kromozomdan 3 adet olması, trizomi 21 veya Down sendromu. Genetik bozuklukların kesin tanısı bebeğin plasenta parçasının incelemesi ile (koryon villüs incelenmesi) veya bebeğin bulunduğu sıvının bir miktarın alınıp incelemesi ile( amniyosentez ile) mümkündür. Ancak plasenta incelenmesi ve amniyosentez yaklaşık 200- 250’de bir düşük riski taşıdığından herkese yapılmaz, bu hastalıklar için yüksek risk taşıyan hasta grubuna yapılır. Yüksek risk olan grubu saptamak için de bebek için risk oluşturmayan tarama testleri yapılır.

Tarama testlerinde annenin yaşı, anne kanında bulunan ve belli hastalıklarda değişen maddelerin ölçümü ve bebeğin ultrason ölçümleri beraber değerlendirerek istatistiksel olarak risk oranı hesaplanır. Tarama testleri kesin sonuç vermez, risk oranını verir. Yüksek risk tespit edilirse, aileye kesin sonuç veren testlerin yapılması önerilir.

Doğum Sonrası Kontrolde Neler Yapılır? Lohusa Döneminde Dikkat Edilecek Hususlar Nelerdir?

  • Doğum sonrası ilk birkaç saat  hastanın ateşi, kanaması, rahim sertliği, nabız ve tansiyonu ve idrar çıkışı sık ara ile gözlenir.
  • Hastanın kan grubu önemle dikkate alınır: Kan uyuşmazlığı durumunda, anne Rh (-) Negatif  /baba Rh (+) Pozitif ise ve bebeğin kan grubu da Rh (+) Pozitif ise, anneye Rh İmmünizasyonu için Anti-D (Rh-İmmün Globulin) standart dozlarda uygulanır.

Anne, kendi sağlık durumunda dikkat edecek hususları bilmelidir.

Kanama-loşi Takibi Yapılmalı: Doğum   sonrası ilk 2 gün kırmızı-vişneçürüğü renkte bir akıntı normaldir. 2-10 günler  arası renk pembe-kahverengi hale döner. Lekelenme tarzında kanama doğumdan sonra özellikle  emziren annelerde 6. haftaya  kadar  devam edebilir. Kötü kokulu akıntınız varsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

İdrar Çıkışı Değerlendirilmeli: Doğum  sonrası ilk 2 gün  idrar miktarında artış normaldir. İdrar yaparken yanma veya idrarda renk değişikliği varsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Ağrı: Rahatsız edici sırt, göğüs ve baş ağrısı, çarpıntı ve nefes darlığı varsa anne sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Ateş Kontrolü: Yüksek ateş, memelerde veya rahimde enfeksiyon işareti olabilir, ateş 38 derecenin üzerinde ise sağlık kuruluşuna baş vurmalıdır.

Kan Basıncı (tansiyon) Kontrolü: Kan basıncı 140/ 90 mm Hg ve üzerinde ise doktorunuza danışın. Özellikle gebelikte hipertansiyon saptanmış annelerde ilk 3 gün kan basıncı birkaç kez değerlendirilmelidir.

Perine Bakımı: Normal doğum yapılmış ise doğumdan birkaç gün sonra doktorunuz tarafından vajinal muayenehane yapılır.

Perine bölgesinde kırmızılık, şişlik ve ağrı var ise sağlık kuruluşuna erken başvurmalıdır.

Kullanılan petler temiz olmalı. Tuvalete gittiğinde önden arkaya doğru temizliğin yapılması, petlerin sık değiştirilmesi önerilir.

Sezaryen ile doğum yapılmış ise sezeryan  yeri kontrol edilmelidir, kırmızılık, şişlik ve ağrı var ise sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Dışkılama Kontrolü: Kabızlık var ise lifli besin ve sıvı alımı artırılmalıdır. Gerekirse beslenme hakkında sağlık personelinden bilgi alınmalıdır.

Meme Bakımı: Gebeliğin 7.’inci ayından sonra meme bakımına dikkat edilmelidir. Memelerdeki gerginlik ve şişkinlik erken ve geç dönem gebelerde şikayet nedeni olabilir. Destekli, rahat bir sütyen kullanılmalıdır.

  • Meme bakımı özellikle ilk bir hafta özen ister.
  • Loğusa gevşek, rahat, pamuklu kumaştan yapılmış bir sutyen kullanılmalıdır.
  • Doğumdan sonra her emzirmeden önce meme ucu temizlenmeli, meme bakımı yapılmalıdır.
  • Bu kurallara uyulduğu zaman memede çatlak, kızartı, şişlik olmayacağı gibi çatlak olsa bile temiz tutulduğu için mikroplanma (mastit) olmaz.
  • Doğumdan hemen sonra bebek olabildiğince çabuk emzirilmelidir. Meme bakımı iyi olursa, çocuğun ağzında pamukçuk oluşması da engellenebilir.

Annenin Psikolojik Durumu: Gebelik ve lohusalık doğal bir yaşam olayı gibi gözükse de kadın için büyük bir stres nedeni olabilmektedir. Bu dönemde her kadın, az ya da çok kaygı yaşar.

Annelik Hüznü: (gebelikte ve lohusalıkta yaşanan korku ve endişeler) özellikle ilk doğumunu yapmış olan kadınlarda daha sık olmak üzere görülür. Annede huzursuzluk, sinirlilik, duygusal dengesizlik ve ağlamaklı olma durumu şeklinde görülebilir.

En sık görülen belirtiler arasında uyku bozukluğu yer almaktadır. Bu yakınmalar, doğumdan sonraki ilk 3-10 gün içinde ortaya çıkar ve genellikle 20. haftanın sonunda kaybolur.

Doğum Sonrası Depresyon: Kadınların %10-15’inde görülür ve annelik hüznüne göre daha ağır bir tablodur. En sık doğumdan sonra ilk üç ayda görülmekte ve daha sonra tekrarlayabilmektedir. Uykusuzluk, yorgunluk, dikkat dağınıklığı, ağlama nöbetleri gibi annelik hüznü sırasında görülenlere ek olarak; isteksizlik, iştah sorunu, aşırı endişe, sıkıntı, çevreye ilgisizlik, bebekle ilgili aşırı kaygı ya da boş verme gibi belirtiler görülebilir. Doğum sonrası depresyon belirtileri görüldüğünde sağlık kuruluşundan destek alınmalıdır.

Lohusa Döneminde Tehlike İşaretleri:

  • Ani veya yoğun kan kaybı: doğum sonrasında 20-30 dakika içinde 2-3’ten fazla pedi kirletecek kanamanın olması
  • Zaman geçtikçe kanamanın azalmayarak artması
  • Ciddi baş ağrısı, bulanık görme
  • Kan basıncının 140/90 veya üzerinde ölçülmesi
  • Kasılma nöbetleri
  • Solunum güçlüğü, hızlı solunum
  • Nefes darlığı, göğüs ağrısı olması
  • Ciddi karın ağrısı
  • Kötü kokulu akıntının olması
  • İdrar yaparken ağrı, idrar kaçırması
  • Yüksek ateş
  • Tek taraflı baldır ağrısı, bacaklarda kızarıklık ve şişme olması

Lohusa sonrası dönemde doktorunuzu ziyaret etmelisiniz. Bu vizitte genel muayene ve üreme organların muayenesi yapılır, kilo ve tansiyonunuz ölçülür, kan değerlerine bakılır, gebelik öncesi yapılmadı ise smear testi yapılabilir. Gebelik süresince ortaya çıkan tansiyon, guatr veya şeker hastalıkların ve diğer görülen veya gebelikten önce var olan hastalıkların ilgili hekimlerince takibin yapılmasını planlanır, gebelikten korunma yöntemleri konuşulur.

HASTA YORUMLARI ;

  • Ö.   14 Eylül 2017
    Alanında uzman, güler yüzlü, bilgilendirici ve en önemlisi güven verici! Gebeliğimi,rakiplerimi ve doğumumu sıkıntısız, güzel bir şekilde tamamladım sizin sayenizde...Etrafımdaki herkese tavsiye ediyorum.İşini ciddiyetle yapan,sakin yapısıyla huzur veren, yormayan! gerekli olan herseyi,tatmin edici bir şekilde açıklayıp , sizi geçiştirmeyen bir doktor! teşekkürler Yuliya Hanım
    Ö. 14 Eylül 2017
  • U.   22 Ocak 2018
    Bebeğimizin ilk ayından doğumuna kadar olan takibini Yuliya hanım ile yaptık. Gerçekten çok ilgili ve alakalı. Tabi doktor için ilgi alakanın yanında bilgi ve deneyim de gerekli. İşinde uzmanlığını konuşmaları ve sorularınıza verdiği cevaplar ile sonuna kadar size hissettiriyor. Allah kısmet ederse yine çocuğumuz olursa onu Yuliya hanım a teslim etmekte zerre tereddüt etmeyiz. Kesinlikle herkese tavsiye edebileceğim bir doktordur.
    U. 22 Ocak 2018
  • D.R.  1 Nisan 2018
    Doktor Yulya Hanım bilgi ve ilgisi ile her kontrolumde bana guven veriyor. Kendisini tanidigim icin cok memnunum. Çalışmalarında başarılar diliyorum.
    D.R. 1 Nisan 2018
  • ME.
    Yuliya hanımı tanıdığım için çok memnunum.Başarılı ,ilgi alakasını eksik etmeyen , güleryüzlü , en önemlisi de rahatlacı ve güven verici olması.Çok güzel bir gebelik süreci geçiyorum sayesinde doğumumuza az kaldı☺️İnşallah doğumda da birlikte olacağızKesinlikle herkese tavsiye ediyorum.
    ME.
  • I.  1 Şubat 2019
    Yuliya Hanım'dan memnun kalmıştım.Gebelik takibimi sağladı ve doğumumu da kendisi gerçekleştirdi. Kibar ve açıklayıcı biriydi. Memnundum kendisinden.Diğer hastalara da tavsiye edebilirim.Bilgili bir hekim kendisi.
    I. 1 Şubat 2019
  • E.   18 Şubat 2019
    Ben ilk gebeliğimde Yuliya Hanım'a gitmiştim. Doktortakvimi.com sitesi sayesinde buldum kendisini. Yaşayan bebeğimi kürtajla alıyorlardı,bana öldüğünü söylemişlerdi fakat Yuliya Hanım'a gittiğimde sağlıklı olduğunu söyledi. 9 .ayın sonunda bebeğimizi kucağımıza aldık.2.gebeliğimde farklı bir doktora gitmek zorunda kalmıştım ama kan tahlillerim hiç yapılmıyordu.Yuliya Hanım her ay kan tahlili yapıyordu.Ben de şüphelenip tekrar kan tahlili yaptırmak istedim ve Yuliya Hanım'a gittim. Tiroid ile iglili bazı rahatsızlıklar çıktı ama çok şükür Yuliya Hanım'ın verdiği tedavi sayesinde normale döndü. İkinci bebeğimizi de sağlıklı bir şekilde kucağımıza aldık.Çok dikkatli bir doktor, en ince ayrıntısına kadar inceliyor, çok güzel muayene ediyor.Detaylı incelip hastasının derdini dinliyor ve rahatlatıcı bir şekilde yanıt veriyor.Sizin kuruntunuz bile olsa açık açık söylüyor herşeyi. Sizin rahatlamış bir şekilde muayeneden çıkmanızı sağlıyor.Gitmek isteyen hastalara kesinlikle tavsiye ederim. Başka doktor aramalarına gerek yok.
    E. 18 Şubat 2019
  • M.  19 Şubat 2019
    Ben 8 ay önce doğum yaptım.Gebelik takibimi sağladı ve doğumumu da kendisi gerçekleştirdi.Bu süreçte beni hiç yalnız bırakmadı. Yuliya Hanım ile 1.5 yıldır birlikteyim ve hala kontrollerime devam ediyorum. Ben kendisini çok seviyorum.İlgisi ve alakası çok güzel. Her an, ne zaman arasam kendisine hep ulaştım.Rastgele tanışmıştık ama çok da memnun kaldım.Çevremdeki insanlara da hep tavsiye ediyorum kendisini.Çok iyi biri, bundan sonra kendisiyle hep devam edeceğim. Kendisine her şey için çok teşekkür ediyorum.
    M. 19 Şubat 2019
  • E.   21 Şubat 2019
    Benim ablam hamilelik sürecinde Yuliya Hanım'a gitti. Yuliya Hanım ablamın doğumunu gerçekleştirdi. Ablamla birlikte kontrole gidip gelince kendisini tanıdım.Bir rahatsızlığım olunca gittim kendisine ve ilk başta çok korkmuştum.Çocuğum olmayacağını düşünüp tedirgin oluyordum ama Yuliya Hanım o kadar güler yüzlü ve samimi ki insanı rahatlatıyor. Şu an çok rahatım, çok düşünmüyorum ve çok da güzel sonuçlar alıyoruz. Yuliya Hanım bence gidilebilecek en iyi doktor.
    E. 21 Şubat 2019
  • Ş.    25 Şubat 2019
    Yuliya Hanım'ı eşim sayesinde araştırarak bulmuştuk. Gayet ilgili bir doktordu ve anlayışıydı.Gebelik sürecimi takip ediyor kendisini ve gebelik sürecimle ilgili beni bilgilendiriyor.Ben en çok ilgili davranmasını sevdim. Kendisini çevremdeki kişilere tavsiye ediyorum.
    Ş. 25 Şubat 2019
  • S.  26 Şubat 2019

    Yuliya Hanım'dan ben çok memnun kaldım.Kendisi çok fazla üzerimize düşüyor, ilgileniyor.Her konuda fikrimizi soruyor. Herkesin gitmesini de tavsiye ederim.Kendisi gebelik takibimi sağlıyordu.Sonrasında doğumumu kendisi gerçekleştirdi ve çok memnun kaldım.

    S. 26 Şubat 2019
  • Ö.   26 Şubat 2019
    Hamileliğim boyunca devamlı ilgilendi.Gerek whatsap yoluyla her an takip etti ve doğum esnasında da da yanımda oldu,bana destek oldu. Doğum sonrası takibimi de yaptı,kendisinden memnunum. Hala da seviyorum kendisini. Yuliha Hanım'a teşekkürler.
    Ö. 26 Şubat 2019
  • D.  27 Şubat 2019
    Yuliya Hanım doğumumu gerçekleştirdi.Hamilelik sürecimi takip etti, yaklaşımını çok beğendim. Hep yakın davranmaya, bana yakın durmaya çalıştı.Memnun kaldım. Başka hastalara da tavsiye ederim.Kendisine de teşekkür ediyorum.
    D. 27 Şubat 2019